jump to navigation

Taklit tartışmaları hakkında son söz! Temmuz 11, 2007

Posted by Yavuzhan Gel in Yorum.
add a comment

Tartışmaların odağındaki yazının en başında “çoğul keşif”e dikkat çekmiştim. Burda söylemek istediğim, her yaratıcı çalışmayı, tıpa tıp aynı olsa bile, taklit, kopya vs gibi terimlerle adlandıramayacağımız, bazıları için olsa olsa talihsizlik diyebileceğimizdi. Tartışmalar devam ederken de dikkat edildiyse, işler hakkında en ufak bir taklit suçlamasında bulunmadım.

Peki neden benzerliğe dikkat çekmek istedim? Neden bunu yaparken tepki çekebilecek bir yöntem benimsedim?

Arkadaşlar, yaratıcı veya uygulama anlamında benzerlikleri bir kenara bırakalım, hadi. Hadi bunlar “talihsizlikti”. Ben de öyle olduğuna inanıyorum veya inanmak istiyorum.

Benim dikkat çekmek istediğim asıl benzerlik, bizim yarışmamızda, bizim yaratıcılık yarışmamızda, kazanan işlerin bizden bir şeyler barındırmadığı ve düpedüz anglo-sakson yaratıcılık anlayışına hizmet ettiğidir.

Evet, bazı bakış açıları evrenseldir, her dünya insanına hitap eder. Ama eğri oturup, düz konuşalım; reklamda yaratıcılıktan anladığımız bu değil, kazanan veya katılan işlerden görülüyor.

Köklerini, içinde yaşadığı topraklardan, kültürden almayan yaratıcılık; edebiyatta, reklamda her nerde ise, evrensele ulaşabilir mi?

Benim dikkat çekmek istediğim benzerlik, reklamcılıkla uğraşan zümrenin bakış açısındaki benzerlik. Ama içinde yaşadıkları halka değil.

Bu reklamlar evet benzer, kim ne derse desin. Ama halkın içinden bir reklamcı adayı olarak bana değil, bize değil, halka değil.

Saygılarımla.

Yavuzhan Gel

Bir yorum daha… Temmuz 7, 2007

Posted by Yavuzhan Gel in GençReklamcı.
1 comment so far

M. Volkan ATAY:
Art Director
Vipart Branding Solutions

Türkiyede bir sanat galerisinde gezerken bir eseri gözünüzün bir yerden
ısırdığını hissederseniz, ve biraz araştırma sonucunda başarılı bir
sanatçının işinden kopya olduğunu tespit ederseniz.

İŞTE O GÜN!!!
hep beraber yerlere vuralım o “artist”i

arkadaşlar Ticari arenadaki yaratıcılığı, amaç odaklı bir Prodüksiyon’un
(PRODUCT) özgünlüğünü tartışmak oldukça anlamsız.

Yaşar bey’e katıldığım en önemli nokta;
“Yüzyıllardır onbinlerce üretici tarafından iki bacaklı pantolon
üretiliyor, ve yine yıllardır layout’un üzerine firma logosu ekleniyor.”

Sanat ve Endüstriyi, özellikle;
Sanatsal Endüstriyi ve Endüstriyel Sanatı
birbirinden ayırmak lazım…

Best Regards…

Yavuzhan Gel:

O kadar katılmıyorum ki size anlatamam. Bir kere tartışmaların tümü, reklam veya pazarlama amaçlı üretilmiş yaratıcı ürünlerin ticari olduğu önkabulünden hareketle yapılıyor zaten. Ticari olmak kaydıyla, bugün kendisi de bir sermaye ve değer kabul edilen fikirlerin taklit edilmesi neden sizin için sorun değil veya neden tartışılması anlamsız anlamak mümkün değil.
Pantolonların iki bacaklı olması ile mevcut konu arasındaki bağ günümüz iletişim ve pazarlama dünyasında oldukça sığ, üzgünüm. “İlk pantolon iki bacaklıydı ve şimdikiler de öyle” diyerek taklit veya esinlenmeyi haklı çıkarmaya çalışmanın, bütün insanlar Adem ve Havva’nın taklitidir demekten hiç bir farkı yoktur. O zaman patentlerin, fikri ve sınai hakların tümünü rafa kaldırmamız, korsan yazılım ve müziği haklı görmemiz gerekir.
Neyse, burda önemli nokta, haksız kazanç elde etmenin asgariye inebilmesi için, fikri haklar ve özgünlük konusunda sektörün uluslararası standartları da göz önüne alarak sınırları belirli ilkeler veya kriterler oluşturması gerektiğidir. Bu da ancak tartışmakla ve kafalarımızı kumdan çıkarmakla mümkündür.
Devrim her zaman, acı, korku ve cesaretle gelir. En başta zor olsa da, sektörümüzün kabullenmesi gereken gerçekler olduğuna inanıyorum. Ama bu gerçekler, uzun vadede hepimiz için daha iyi olacaktır. Herkes kısa vadeli kazançlarını düşündüğü sürece, sektör olarak bir adım ileri gitmemiz mümkün değildir.
Bir alıntı ile bitirmek istiyorum: Cahilliğe cepheden saldırmak, püskürtülmeye mahkumdur. Çünkü insanlar sahip oldukları en değerli şeyi, yani cehaleti asla bırakmak istemezler.
Saygılarımla,

Kurtlu Elmalar Temmuz 3, 2007

Posted by Ezka in GençReklamcı.
6 comments

İşte sıcağı sıcağına asıllarıyla ve benzerleriyle kristal elma alan bazı işler. Belki de “çoğul keşif” denilen olay gerçekleşmiştir ama benzerlikler fazlasıyla dikkat çekici, hem yaratıcı fikir, hem de strateji anlamında… Başka benzerlikleri bulan arkadaşlarım, gencreklamci@gmail.com’a göndersinler, yayınlayalım.

AJANSI REKLAMVEREN ÜRÜN/HİZMET ÖDÜL

DDB&Co. Sek Sek “Atlama İpi” Başarı Belgesi

b31043-sekbisiklet-atlamaipi.jpg

ip2.jpgip.jpg

Markom/Leo Burnett Nintendo Nintendo Wii “Siper” Başarı Belgesi

b111007nintendowi1.jpg

big2.jpg big1.jpg

TBWA\İstanbul Henkel Taft Powergel Titanium “Kamuflaj” Başarı Belgesi

b40465-taftpowergelkamuflaj2.jpgcap.jpg

Medina Turgul DDB Modern Elektronik Bose Kulaklık “Dışarıdaki Sesler” Kristal Elma

b110628bosekulaklik1.jpgb110628bosekulaklik2.jpgb110628bosekulaklik3.jpg

beastie.jpgfatboy.jpgblackeyed.jpg

Bir tane de Erhan’dan. Ama ödüllü mü bilmiyorum sanırım bu ilan, sadece katlımcı. Hatalıysam düzeltin:)

Neo Alisveriş

b180729neoalisveris.jpg

beanie_bee.jpg takeawayblack.jpg

Devam…

Signal
b40725-signalbeyazlaticimuz.jpg00508.jpg

İstiklal Meyhanesi

b181023istiklalmeyhanesi.jpg

kapi.jpg kapi2.jpg

Markom/Leo Burnett 360 İstanbul 360 İstanbul “1-2” Kampanya Başarı Belgesi

Yaşar Akbaş’ın açıklaması:

Sevgili genc kardesim,

Oncelikle gosterdigin caba icin seni kutluyorum. Herkes senin gibi olmali, arastirmali, caba gostermeli, anlamaya calismali diye dusunuyorum. Cunku gelismenin temelinde bunlar yatiyor. Ote yandan kurtlu elma diye sitene koydugun iki Leo Burnett isi ile ilgili sana bir kac sey soylemek isterim. Boylelikle yanlis anlamalar ortadan kalkar.
Birincisi biz resmini koydugun wii isiyle basari belgesi almadik. Arastirirsan dogru ilani bulursun. Bu ilani benzer bulundugu icin yarismadan cektik. Multiple discovery’ye inanirim ama yarismadan cekmesini de bilirim. Bu tarz seyler Leo Burnett olarak basimiza hic gelmedigi icin oldukca da uzulduk. Sektörde benzer işler yapan bir ajans olarak tanimiyoruz.
İkinci olarak yine bize ait 360 restaurant bar ilanlarini büyük usta Neil French’in XO ilanlarinin aynisi seklinde yorumlamissin. Oncelikle Neil French’in ilgi alaninda olmasi takdire deger bir durum. XO isi zaten bir efsanedir. Son yillarda bir kac RD seminerinde genc arkadaslara case olarak anlatmisimdir.
Simdi bu noktada eminim o ilanlari kopyalamak gibi bir gerizekalilik yapmayacagimi düsünmüssündür. Sektörde bir ajansi “yaratici” noktasina getirmek ne kadar zorsa, “saygin” noktasina getirmekte o kadar zordur. Neden gecen sene Kristal’de büyük ödülle birlikte toplamda En çok Ödül Alan Ajans olan Markom Leo Burnett’in arkasindan kimsenin konusmadiğini bir düsünmeni rica ederim. Bu baglamda X0 isleri ile 360 islerini benzer/kopya kefesine koymani gencligine veriyorum. Umarim verimli agaci taslamayi verimlilik zanneden verimsiz insanlardan degilsindir. Cunku bu tarz insanlarin hayat boyu ust uste koyduklari iki tuglalari bile olmaz. Akillari yapamadiklarinda ya da yapmayi başaramadıklarında değil, başkalarinin yaptıkları ya da başardıklarındadır. Ancak dediğim gibi böyle bir blog icin harcadiğin çaba bile mesleğini sevdiğini, değer verdiğini gösterip beni umutlandiriyor. Fakat bu bile sana Leo Burnett’i harcama hakkini vermiyor.

Sevgiler

Yaşar Akbaş

Markom Leo Burnett
Executive Creative Director

Cevap:

Saygıdeğer Yaşar Akbaş,

İlanınızda benzer olarak gördüğüm nokta sarhoş olanın yere düşmesinden doğan hikayedir. Açıkça söylemek gerekirse, ilanınızı görür görmez Neil French’in bu ilanlarını aklıma getirmiş olsa da, söz konusu diğer ilanlardansa benzerliğin daha az olduğunu söylemeliyim. Yayınlamakta da tereddüt ettim ama kararı okuyuculara bırakmayı tercih ettim.

Multiple discovery konusundaki çekincelerimi yazının başında ilettim. Leo Burnett’i çok severim, hem kişi hem ajans olarak… Bırakın tartışma devam etsin. Doğru yerini bulacaktır.

Saygılarımla,

Re:

Böyle bir cevabi maalesef icime sindiremiyorum.
yani sarhos olanin yere dusmesi ilk kez mi yapiliyor? O zaman hic bir reklamda arabalar gemilere binmesin, ucaklardan kimse parasutle atlamasin.
Niye cunku bir kez birisi yapti. Olur mu hic! Size okulda boyle mi ogretiyorlar? Nasil olurda bunu multiple discovery olarak tanimlarsiniz!
Ne demek benzerligin daha az oldugunu soylemeliyim! Yayinlamakta tereddut ettim! Karari okuyuculara birakalim!
Ne kadar genc oldugunuzu ve ne yaptiginizi bilmiyorum ama sizin boyle bir seye hakkiniz yok!
Amaciniz gundem yaratmak ve ilgi cekmekse baska konulari gundeme tasimanizi oneririm.
Cunku bu konu benim son derece rahatsiz oldugum bir konu. Alinti islerle ilgili tutumumu herkes bilir. Oldukca titizimdir.
Ancak burasi Turkiye… Sinek mide bulandirir. Sahsen adimin ve kurumumun adinin boyle bir konunun icinde
yer almasini istemiyorum ve o ilanin oradan cikarilmasini talep ediyorum.

Yasar Akbas

Re:

İsteğiniz üzerine bahsi geçen ilanları çıkarıyorum. Çünkü maksadım sizi veya birilerini üzmek değil. Sadece tartışmak.

Saygılarımla…

Yorumlar:

bir tane de benden-Erhan

fakat bir itirazım var. sanırım. medinaturgul’un “dışarıdaki sesler” işinde yanılıyorsun. medinaturgul’un yaptığı grup adıyla tamircinin sesini, itfaiyecinin sesini falan birleştirmek. yani “dışarıdaki sesler dışarıda kalsın” diyor.

simon & carpenter dinleme simon & garfunkel dinle diyor.

benzeri diye koyduğun iş ise bir “dj okulu” işi. “mix yapmayı öğrenin” diyor. İki farklı grup ismini birleştiriyor. mix yapıyor yani. bu işlerde iki farklı grup ismi var ortada.

birbirlerine benzediklerini biliyorum. ikisi de grup ismiyle oynayarak bir ilan yapıyor. fakat bu çok sık rastlanan bir şey.

isimlerle oynanan daha başka birçok iş var.

Mesela benim gönderdiğim işlerin ikisi de kahve fincanını çantaya benzetiyor. yurtdışında yapılan iki iş de bu sene cannes’da shortliste kaldılar. Birbirinin aynı iki işin shortliste kalması bana çok ilginç geldi. Daha öğrenecek çok şey var galiba :)

not: kesinlikle medinaturgul’da çalışmıyorum. :)

Engin Kafadar

Selam…Gencreklamci.wordpress Blog’unda okudugum bir yaziniz uzerine.
Bu yaziya bir yorum yapmak istedim…daha dogrusu bilmeni istedim…

” Leo Burnett daha dogrusu Markom / Leo Burnett yapilmis bir isin pesinde
kosmaz…Yapilmis bir fikrin yorumunu bile yapmaz. Yapilacak daha cok fikir
var…Hadi oturup fikirleri bulalim. Vaktimizi yapilmis fikirlerin icinde
harcamayalim. “

Iyi bir gun olsun.